03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

Dev tehlike tarih oldu!

 

250 bin PC’lik botnet nasıl durduruldu?

Dünyanın en tehlikeli 10 botnet’tinden biri tarih oldu; üstelik kendine bağlı 250 bin PC varken…

Gelen kutunuzu dolduran istenmeyen e-postaların büyük kısmının arkasında botnet adı verilen yasa dışı sistemler bulunuyor. PC’leri ele geçirip birer zombi makineye dönüştürdükten sonra istenmeyen e-posta göndermek veya büyük sistemlere saldırılarda bulunmak için kullanan botnet’ler adeta sanal dünyanın mafyaları gibi çalışıyor. Virüslerle yayılıyorlar ve masum ev kullanıcılarının bilgisayarlarını birer köle gibi kullanıp, karanlık amaçlarına alet ediyorlar

FireEye adlı güvenlik firmasında görevli 3 uzman dünyanın en tehlikeli 10 botnet’in biri olarak kabul edilen Mega-D’yi tam iki yıllık bir uğraş sonucunda bitirdiler. İlk olarak zombi PC’lerin haberleştikleri ana sunucuları tespit ettiler.

Sunuculardan biri de Türkiye’deydi!

Bu sunucuların büyük kısmının ABD’de, bir tanesinin İsrail’de ve bir tanesinin de Türkiye’de olduğu tespit edildi. İsrail ve Türkiye’deki sunucuları servis sağlayıcıların izni olmadığı için kapattıramadılar ama ABD’deki sunucular kapatıldı. Ardından da botnet’in haberleşmek için kullandığı alan adlarının teker teker kapatılmasını sağladılar. Botnet’i işleten kişilerin acil eylem planında yer alan yedek alan adlarından henüz kaydedilmemiş olanlarından birini kaydedip kendi kontrollerine aldılar. Zombi PC’ler bu alan adına talimat almak için bağlandıklarında PC’lerdeki virüsleri tek tek sildiler.

Bu büyük operasyonun ardından Mega-D kaynaklı istenmeyen e-postalar %99 oranında azaldı. Fakat botnet sahiplerinin kolay para kazanmak için yeniden bir zombi PC ordusu oluşturmasından korkuluyor. FireEye’de uzmanlar ise gerekirse Mega-D’yi bir kez daha susturabiliriz diyorlar.

03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

Linkedin’in Merdivenlerinde Yeni Bir Yüz

LinkedIN internette en oluşmuş olan en büyük Sosyal İş Ağlarından biri. Tabii ki yeni teknolojisinin gelişimi ve interaktif kariyer LinkedIN’i etkili hale getirmekte.

E, tabii biliyorsunuz birde kariyer uzmanlarının sıkça ziyaret ettiği uğrak yerlerden biri haline de geldi LinkedIN. İşte bu süreçte görünen LinkedIN’in hali

linkedin_eski

Tabii böyle durumda bir sürü yeni uygulama ve özellikler LinkedIN yapısında görülmeye başladı. Bu kadar çok yeni uygulama ve yenilik LinkedIN’in tasarımında bir değişiklik gerektirdi. Yeni tasarımda aşağıda;

03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

Google’dan Cumhuriyet Bayramı Kutlama Logosu

Google Türkiye için çok çok önemli olan bu günün logosunu koymayı unutmadı. Her ne kadar yazıyı geç yazsam da gece saat 00:01 ‘de logoyu yerleştirdi. Yani tam 29 ekim günü başlangıcında tüm Google ziyaretçileri Cumhuriyet batramı özel logosunu karşılarında gördüler.

 

Bugüne kadar bir çok logo hazırlayan ve hazırlayacak olan Google’a bu anlamlı logoyu unutmadığı teşekkürler

03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

Google’dan Tıklamaları Kâra Dönüştürme Kılavuzu

 

Google internet reklam ve arama motoru optimizasyonu (seo) vb. için kendisinin sunmuş olduğu araçların hem tanıtılmasını sağlayan hem de önemli birkaç tüyoları gösteren bir kılavuzu kullanıcılarıyla paylaştı. Bu kılavuzun konuyla ilgilenenler için çok yararlı olacağını düşünüyorum.

 

Ağırlıklı olarak reklamverenlerin reklamlardan daha etkili performans alabilmeleri konularında yardımcı olan araçların tanıtıldığı kılavuzda, reklamcılık yatırımlarının en etkili şekilde potansiyel ya da gerçek satışlara dönüştürülme stratejilerine de yer veriliyor.

Yine kılavuzda Google’ın bu araçlarını kullanarak başarı sağlamış marka çalışmaları ve farklı firma yöneticilerinin araçlar hakkındaki yorumlarda yer almakta.

03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

Herkes Twitter’ı Doğru Kullanmıyor

Esti yine bir bilinmezlik havası twitter kuşları üzerine. Kimileri bir girip çıkıyor kimisi twitter’ı sevgilisine göndereceği 140 vuruşluk cep telefonu zannediyor. Bu yetmezmiş gibi farkında olmadan farklı olabilmek adına öyle önemli şeyler paylaşılmaya başlandı ki, bazı özel kurumlar kişilerin tam etkili şekilde eğitemediklerinden bu çok hızlı haber uçuran kuşun kanadını koparma kararı aldılar.

 

İşte en önemli olaylardan biri NBA’de yaşandı. NBA oyuncularına son dönemde düzeni sağlamak amaçlı oturma şekli, kılık kıyafet gibi çeşitli yasaklar getirmişti. Detroit Pistons’ın twitter bağımlısı forveti Charlie Villannueva ve takım arkadaşlarına maç başlamasına 45 dakikadan itibaren öncelikle twitter olmak üzere diğer tüm sosyal ağ üzerinden mesajlaşma yasağı getirildi.

Bunun en büyük sebebi olarak da Villannueva’nın maç esnasında twitter’a mesaj göndermesi gösteriliyor. Mesajda “Soyunma odasında gizlenerek yazıyorum. Celtics ile oynuyoruz, ilkyarı berabere bitti. Koç daha sert olmamızı istiyor. Sorumluluk almalıyım” yazıyor. Ancak bu hamlesi antrenör Scott Skiles’ı çileden çıkarmış olacak ki sosyal ağ yasağı da diğer yasaklar listesine girmiş.

Twitter’da En Çok İzlenenler

1.Ashton Kutcher 3.830.223

2.Ellen DeGeneres 3.555.194

3.Britney Spears 3.546.600

4.CNN Breaking News 2.787.851

5.Kim Kardashian 2.537.904

6.Twitter 2.522.000

7.Ryan Seacrest 2.475.290

8.John Mayer 2.447.899

9.Barack Obama 2.427.597

10.Shaquille O’Neal 2.417.085

11.Oprah Winfrey 2.406.428

12.Demi Moore 2.180.508

13.Jimmy Fallon 2.134.024

14.King Combs 2.132.005

15.Miley Cyrus 2.120.409

16.Lance Armstrong 2.111.551

17.Ashley Tisdale 2.089.238

18.Coldplay 2.056.043

19.The New York Times 1.983.240

20.Mariah Carey 1.826.376

03 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

E-mail pazarlama nedir?

İnternet Bağlamında İzinli Pazarlama
İnternetin doğrudan pazarlama yapanlara önerdiği en büyük altı yarar var:

 

1. Artık pul masrafı yok!
2. Eskisinden yüz kat daha hızlı test yapabilirsiniz.
3. Geri dönüş oranları onbeş kat yüksek.
4. Hem konvansiyonel pazarlarda hem de internette aynı pazarlama yaklaşımını kullanabilirsiniz.
5. Frekans maliyeti sıfırdır.
6. Baskı maliyeti yoktur.

İzinli Pazarlama?ya web bağlamından yaklaşırsak, neden bu yeni pazarlama aracının izin üzerinde yükseleceğini daha kolay anlayabiliriz.
Şimdi internet bağlamında, İzinli Pazarlama kampanyalarında devreye sokulacak 5 basit adıma bakalım:

 

1. Şirketler, müşteri adayına gönüllü olması için ödül önermelidir.

İnternette, şirketler tüketicilerin dikkatini çekmek ve pazarlama programlarına dahil etmek için bannerları abartmadan kullanabilirler. Bu, kampanyadaki tek medya harcaması olacaktır.

Evet, İzinli Pazarlama yapanlar da banner kullanır. Ama yalnızca onlar, bu aracı etkili olarak kullanabilirler. Bannerlar, geçici ilgi çekmek ve daha geniş grupları kampanyalara dahil etmek için kullanılabilecek bir yöntemdir.

2. Tüketicinin ilgi göstermesi durumunda, şirket tüketiciye bir program çerçevesinde eğitim vermelidir.

Tüketici gönüllü olduktan sonra, şirketler tüketicilere e-postalarla web sitelerini tekrar ziyaret etmelerini hatırlatmalıdır. E-postalar, internetin en çok kullanılan kısmı olup, kullanıcıların %80?i internete girme sebeplerinin e-posta olduğunu ifade etmektedir.

E-posta kutuları en çok kullanılan kısım olduğuna göre, buraya düşen mesajlar en çok ilgi çeken şeyler olacaktır. Şirketler e-postayı ürün ve hizmetleriyle ilgili detay bilgiler aktarmak için kullanmalıdır. Ayrıca, tüketici hakkında derinlemesine bilgi alabilmenin yolu da mesajların kişiselleştirilmesinden geçmektedir.

3. Ödülün amacı, müşterinin verdiği iznin sürekli olmasını garantilemesidir.

İnternet üzerinden maliyetsiz iletişim mümkün olduğundan, şirketler çift yönlü iletişim içinde, müşterinin ilgisinin sürüp sürmediğini kontrol edebilirler. Müşterilerin tepki vermesini teşvik edildiğinde, kampanyaya ilgi gösterenleri tespit etmek kolaylaşır. İlgi gösterenlerin ödüllerini artırmakta mümkündür.

4. Tüketicinin daha fazla izin vermesi için şirketler tüketicilere ilave çıkarlar sağlamalıdır.

Bir kitlesel pazarlama kampanyası her tüketiciye aynı şekilde görünür. Ancak, bilgisayarlar aracılığıyla şirketler artık her bir tüketici
için ayrı tasarlanmış mesajlar oluşturabilir. Müşterilerin daha fazla izin vermesini sağlayacak içerik teklifleri sürdürülürken bir
yandan da müşterilerin katılımını teşvik edecek ödüller sunulur. Böylece aktif katılım göstermek için daha fazla ödül beklentisi olan
müşteriler, sistemi çökertmeden, istediklerine ulaşabilirler.

5. Zaman içinde, şirketler tüketici davranışlarını değiştirmek ve kàr elde etmek için, aldıkları izni kaldıraçlarlar.

%100 sadık müşterilerden oluşan bir e-posta listesinin değeri ne kadardır? Yüzlerce, binlerce, milyonlarca gönüllü ve istekli
müşteriden oluşan böyle bir listenin değeri şirketin en değerli aktifleri ile boy ölçüşebilir. İzin yaklaşımı, kampanyanın frekans öğesine büyük bir katkı yapar. Bu frekans şirket için çok önemlidir.İşin iyi yanı, iyi korunduğunda asla bozulmayan bir değerden bahsediyoruz. Tam tersi, sürekli genişleyen ve derinleşen bir değer.

Dikkat! Kampanyaya katılım aşaması, pahalı, yavaş ve biraz da ustalık gerektiren bir süreçtir. O yüzden pek çok şirket, bu aşamayı atlayıp, doğrudan adres listeleri almaya ya da kiralamaya kalkışır. Bu, pek çok açıdan kötü bir yaklaşımdır. En kötü olanı da, adres satın alıp, postalama yapmak spamdır ve şirketinize fayda yerine zarar getirir.


İZİNLİ PAZARLAMA TABANLI WEB SİTESİ KURMANIN 4 KURALI

1. Önerinizi önce test sonra da optimize edin.

Bir pazarlama kampanyası çerçevesinde izin alabilmek için en başta medya harcaması yapmamız gerekir. İlgi çekmek için önce para öder, karşılığını sonra alırsınız.İlk dakikada satış teklif etmediğiniz için, klasik doğrudan pazarlama yöntemlerine göre, İzinli Pazarlama?da çok daha yüksek geri dönüş oranı alırsınız. Doğru mecra seçerseniz, kullandığınız bannerları test ve optimize ederseniz, topladığınız izin sayısı artacaktır. Diğer mecraları da kullanarak kampanya sürdürüyorsanız, tüketicinin ilgisini buralardan da kaldıraçlayabilirsiniz. Örneğin, her televizyon reklamınızda, insanların size ulaşabilecekleri bir e-posta adresi vermeniz yeterlidir. Eskiden, hiçbir reklamda 800?lü hat yer almazdı. Bugün bu bilgiyi vermezseniz adama deli derler. E-posta adresi vermek hepsinden iyidir. Hem izin almanızı kolaylaştırır hem de maliyeti çok düşüktür.

2. Önerinizi açık ve şeffaf hale getirin.

İnsanları kandırarak izin alamazsınız. Ana fikriniz, karşılıklı çıkar ilişkisi olmalıdır. Daha fazla bilgi karşılığı daha çok çıkar. Aksi takdirde, izni kaldıraçlayamazsınız.Detaylar önemli değildir. Önemli olan uyguladığınız promosyon ya da kampanyanın izin alma sürecinde size destek vermesidir. Amazon.com, e-postalar aracılığıyla kendilerini tekrar ziyaret etmenizi hatırlatıyor. Müşterinin verdiği izni otomatik olarak kaldıraçlamaya çalışıyor. İzin tabanını kiralamaya, satmaya çalışıyor. Ama daha önce de söylediğim gibi, bu çabaların çoğu başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Pek çok kurum, şirketlerin özellikle e-ticaret konusunda tüketicilere bilgi aktarımını kolaylaştırıyor. Online mahremiyet ve bunun nasıl korunduğu artık özel derecelendirme kuruluşları tarafından ölçümlenerek, değerlendiriyor. Standart&Poor?s nasıl tahvilleri ve ülke ekonomilerini derecelendiriyorsa, bu şirketler de internette hizmet ve güvence kalitesini derecelendiriyorlar. TrustE, internette kişisel bilgilerin güvencesi konusunda çalışıyor. Siteleri online olarak inceliyor ve başarılı olanlara kendi damgasını vuruyor. Tüketicilerin internette korunmasına ilişkin her bir siteye yönelttikleri sorular şunlar:

1. Site, müşterilerine ilişkin ne tür bilgileri toplayıp, takip ediyor?
2. Topladığı/ izlediği bilgi ile site ne yapıyor?
3. Topladığı/ izlediği bilgiyi site kiminle paylaşıyor?
4. Kişisel bilgilerin güncellenmesi ve düzeltilmesi konusunda sitenin politikası nedir?
5. Sitenin veri tabanından isim silme/inaktif hale geçirme konusundaki politikası nedir?

Bir tüketicinin mahremiyetine saldırı, kişinin sizinle hiçbir ortak işe girmemesiyle sonuçlanır.
Aslında online tüketiciler mahremiyetleri olmadığını bilirler. Tek endişe ettikleri, kötü niyetli kullanımlardır. Yanlış ellere geçtiğinde, küçücük bir bilgi kocaman felaketlere sebep olur.İzinli Pazarlama?nın başarısı, anlaşmaların şeffaflığında, uzun vadeli olmasında ve sırların iyi saklanmasında yatar.
Birebir pazarlama yapanlar, onlara emanet edilen bilgileri koruma konusunda fanatik davrandıkları sürece kârlarını inanılmaz ölçüde artıracaklardır. Bilgiyi paylaştığınız andan itibaren, değeri düşecektir. Bilgiyi korudukça da değeri artacaktır.

3. Bilgi alışverişi için insanları değil bilgisayarları kullanın.

Bir günde yaklaşık 10.000 saniye vardır. Veri tabanınızda 10.000 kişi varsa ve bilgisayarlarınız 1 saniyede 1 müşteriye bilgi aktarabiliyorsa, bir gün içinde tüm müşterilerinize erişir, sisteminizi maksimize edersiniz.Veri tabanınızdaki insanların %1? lik kısmıyla şahsen temas etmeniz gerekiyor ve 500.000 müşteriniz varsa, bu günde 5.000 kişiye ulaşmanız demektir.

AOL?in bir dönem büyüme hızının istenenin çok gerisinde kalma sebebi müşteri hizmetleri bölümünde çalıştırdıkları insan sayısının çokluğu ve bunların maliyetlerinin çok fazla olmasıydı. Bu kadar para karşılığı yaratılabilen hizmet kalitesi de, bunu elektronik olarak yaptıklarında elde edecekleri kaliteden çok farklı değildi.İzinli Pazarlama kampanyalarına başlarken, beklentileri doğru bir şekilde belirlemekte fayda vardır. Eğer insanlar sorunları olduğunda karşılarına etten kemikten biri çıkacağını bilirlerse, her türlü soru sorup, yanıt bekleyeceklerdir.

Yoyodyne?i ilk kurduğumuzda, veri tabanımızdaki her bir 10.000 kişi için bir tam zamanlı çalışana ihtiyacımız olduğunu fark ettik. Bu hesaba göre, iflas ediyorduk. Bu sebeple, hemen geri adım attık ve bu işi otomasyonla çözmeye karar verdik.Bugün veri tabanımızda milyonlarca müşteri var, ama halen bir müşteri hizmetleri çalışanımız yok. Sistemimizden kişisel temas kavramını çıkarıp attık.
Bu herkesin yapabileceği anlamına gelmez. Ama kullanıcılarınızı iyi analiz etmeli ve yalnızca gerçekten ihtiyaç olan noktalarda insanı devreye sokmalısınız. Bunu da yaparken, insanların sorunlarına çok kolay cevap verebilecek bir yapı oluşturmalısınız.

4. Ustalık üzerine odaklanın. Online müşteriler kendilerini akıllı hissetmek isterler.

Online tüketiciler, Amerika ortalamasından iki kat daha fazla, üniversite mezunudur. Bu grup, işlerin nasıl yürümesi konusunda fikri olan, doğru ve hızlı uygulamaları talep edilen bir gruptur.Bu akıllı insanların internette tuhaf şeylerle karşılaştıklarındaki sinirlerini düşünün. Makineleri çöküyor. Siteler yavaş iniyor. Java script hataları alıyorlar. Zaten plug-in de eksik. Her internette girdiklerinde, kendilerini aptal hissettirecek bir şey oluyor. Bu aynı zamanda muhteşem bir fırsat. Kolayca çalışan bir sistem kurarsınız, insanları akıllı hissettirirseniz, sürüler halinde size gelecek ve sizinle kalacaklardır. AOL üzerinden 14,4 modemle internete bağlanan ve eski bir tarayıcı kullanan bir tüketiciye cazip gelmeyecek hiçbir şey yapmayın!
E-postanın en tutulan uygulama olmasının temel sebebi, basit ve insanların beklentisini karşılıyor olmasıdır. İzinli Pazarlama kampanyanız da işte böyle olmalıdır.

Kaynak: PERMISSION MARKETING
SETH GODIN

02 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

E-posta ile pazarlamaya giriş

E-Posta’yı Bir İletişim Aracı Olarak Ne Kadar Zamandır Kullanıyorsunuz?

Birçok kişi bu soruyu “yıllardır” şeklinde cevaplayacak. Evet, birçoğumuz e-postayı bir iletişim aracı olarak yıllardır kullanıyoruz. Hatta email günlük hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Email, bağımlılık yaratan, bazen çok vakit kaybına yol açan hatta çağımızın hastalığı aşırı bilgi yüklenmesinde en suçlu araçlardan birisi.

Benim email ile aşk ve nefret ilişkim var, muhtemelen sizin de öyle. Emailım olmadan yaşayamam, emailımı çok seviyorum. Bana dostlarımdan, ailemden, akrabalarımdan en güzel haberleri emailım veriyor. Ama bazen ondan nefret ediyorum. Günün en sıkıcı anlarından birisi yüzlerce hatta binlerce email arasında gerçekten önemlileri bulmaya çalışma anı olabiliyor.

Şimdi bütün şirketlerden, internet pazarlama uzmanlarından ve websitelerinden gelen e-posta’ları unutun ve şunu düşünün “Ya sadece arkadaşlarınızdan ve akrabalarınızdan email alsaydınız?”

Evet, doğru duydunuz, inbox’ınızdaki bütün emaillar sadece arkadaş ve akrabalarınızdan geliyor. Arkadaşlarınız ve akrabalarınız da junk ve forward email yolluyorlar ancak onların gönderdiği emaillar genellikle sizin için daha önemli değil mi? Bir arkadaşınızdan gelen emailı ticari bir emaildan önce açıyorsunuz, doğru mu?

E-Posta ile pazarlama konusuna farklı bir açıdan bakmanızı istiyorum. Size sıradan “Okuyucularınıza değerli birşeyler sunun, izinlerini alın, ilgilenmelerini sağlayın, ya da dikkat çekici başlıklar yazın” demiyorum. Burada sizi diğer e-posta pazarlama uzmanlarından farklı kılacak düşünce yapısını anlatmaya çalışıyorum.

Kendisinden E-Posta Gelmesi Sizi En Çok Mutlu Eden Arkadaşınız ya da Akrabanız Kim?

Şimdi email kontak listenizi açın, hatta eski emaillara tek tek bakın ve sadece bir kişi seçin. Gelen bütün emaillarını hemen açmak istediğiniz bir kişi seçin.

Güzel bir haftasonundan sonra pazartesi sabah iş başı yaptığınızda ve emaillarınızı kontrol etmeye başladığınızda kimin gönderdiği email sizde hemen okuma isteği uyandırır?

Bu kişi kardeşiniz, ablanız, anneniz, babanız, kuzeniniz ya da samimi bir arkadaşınız olabilir. Unutmayın ticari ve işle alakalı emailları saymıyoruz.

Bir isim seçebildiniz mi?

Mükemmel, şimdi bu ismi seçme nedenlerinizi yazmaya başlayın.

Ben en çok kardeşimden gelen emaillara önem veririm, bana göre nedenleri şunlar:

  • Aramızda bir bağ var: O benim kardeşim. Bir çember çizin, en yakın bağınız olan kişileri bu çembere ekleyin, örneğin akrabalarınız, bu çemberi kapsayacak daha geniş bir çember çizin ve daha az bağınız olan insanları ekleyin. Bu şekilde daha geniş çemberler çizmeye devam edin. Çember daraldıkça aranızdaki bağın daha kuvvetli olduğu insanlar, genişledikçe daha az bağlantılı insanlar var.
  • Kardeşim bana junk email yollamaz: Unutmayın, akrabalar ve arkadaşlar bile junk ve forward email yollarlar. Yollarken amaçları size junk mail atmak değildir, ancak sonuç budur. Buldukları saçma sapan bir video onlar için ilgi çekici ve komik olabilir ama sizin için sonuçta bir junk emaildır. Hiç bir arkadaşınızı ya da akrabanızı block listinize eklemek zorunda kaldınız mı? Ne yazıkki ben kaldım. Nazik uyarılarıma rağmen devam eden forward emaillar nedeniyle bunu yaptım.
  • Kardeşim benimle önemli bilgiler paylaşır: Çok nadiren bir websitesi ya da ürün tavsiye eder. Ancak tavsiye ettiği zaman bilirim ki çok önemli bir kaynak ya da üründür ve hemen ziyaret ederim.
  • Kardeşim bana yalan söylemez: E-posta’sında birşey yazıyorsa ben ona güvenirim. Bana kesinlikle yalan söylemez ve birbirimize güveniriz.
  • İlgi alanlarımız benzerdir: İş hayatı ya da hobilerimiz olarak benzer ilgi alanlarımız vardır. E-posta konusu internet pazarlama ya da takipçisi olduğumuz bir gitaristin yeni websitesi olsun, bilirim ki benim ilgi alanımda bir konudur.
  • Benimle karşılık beklemeden bilgisini paylaşır: Uzmanlık alanı ile ilgili bir konu ya da yeni öğrendiği birşey olsun farketmez, bilirim ki benimle paylaştığı zaman karşılığında birşey beklemez. Ya da beni böyle hissettirir.
  • Bütün kontak listesine değil, bana e-posta yazar: Bazen bütün arkadaşları ile paylaşacağı bir e-posta olabilir ama hiçbir zaman “Arkadaşlar Bunu Okuyun” ya da “Hepinizin İlgisini Çekebilir” tarzında bir e-posta yollamaz. Ondan gelen emaillarda her zaman “Ahmet” ya da “Abi” şeklinde hitap eder. Bana konuştuğunu bilirim, aynı anda 20 kişiye değil. Bu da ister istemez beni özel hissettirir.

Kardeşimden gelen emailların neden benim için önemli olduğunu düşünürken birkaç dakika içinde aklıma gelen nedenlerden bikraçı yukardakiler. Seçtiğiniz insana göre yukarıya birçok madde ekleyebilirsiniz.

E-Posta ile Pazarlamada Başarının Sırrı

Elimdeki listeme e-posta yollarken bu kuralları uygulamak zorundayım. Eğer okuyuclarım benden gelen emailları, benim kardeşimden gelen emailları heyecanla beklediğim gibi bekler ve gelir gelmez okumak isterlerse işte başarıya ulaşmış olurum.

E-Posta ile Pazarlama Rehberim başarılı bir e-posta pazarlamacı olabilmeniz için size birçok teknik ve metod öğretecek. Ancak en önemlisi email listenizle aranızdaki ilişkiyi oluştururken bu yazımda anlattığım konulara önem vermeniz ve o özel kişi karşınızdaymış gibi bir iletişim yaratmanız olacaktır. Bu mantıkla hareket ettiğiniz zaman e-posta yoluyla pazarlamada başarılı olmamanız için hiçbir neden yoktur.

E-Posta ile pazarlamada başarının anahtarı okuyucularınızın isteklerini çok iyi anlamak, bunlara cevap verebilmek ve düzenli olarak test etmektir.

Anlattıklarımı mantık olarak kabul edip tam olarak anladıysanız bir sonraki basamak için hazırsınız demektir. E-Posta ile pazarlmaya giriş yazımız henüz burada bitmedi. Şimdi E-Posta Kanunları, e-posta pazarlama ile ilgili temel terimler hakkında (single opt-in, double opt-in) konuşma ve birkaç 101 rehberinden bahsederek devam edeceğiz.

Bir sonraki yazıya kadar yapmanız gereken email kontak listenizdeki o çok önemli bir ya da birkaç kişiyi bulup, gerçekten aranızdaki bu iletişimin başarısının nedenini anlamaya çalışmanızdır. Neden bu kişiden gelen e-postalar benim için çok önemli sorusunu kendinize tekrar sorun ve nedenlerini tek tek not alın. Bu nedenlere ilerde geri döneceğiz.

02 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler: ,

E-posta ile pazarlama terimleri

E-posta ile pazarlama konusunda ileri ve detaylı konulara girmeden önce kanunları ve e-posta ile pazarlama terimlerini çok iyi anlamak gerekiyor.

E-posta ile pazarlama Terimleri

The CAN-SPAM Act, E-Posta Kanunları

E-posta ile pazarlama ciddi bir iş dalıdır ve ABD başta olmak üzere birçok devlet de bu konuyu ciddiye almaktadır. Email Pazarlama Rehberi’nde hedef kitle Amerika Birleşik Devletleri olduğu için The CAN-SPAM Act yasalarına uyum sağlamak zorundalığı vardır. Üyelerinin bir kısmı ya da tamamı ABD’de ikamet eden bir e-posta listeniz varsa bu yasalara uymak dışında bir çareniz yoktur.

Eğer e-posta ile pazarlama konusunda yeni iseniz, ilk e-posta kampanyanızı yapmadan önce aşağıdaki terimleri okuyup anlamanızı tavsiye ederim.

E-Posta ile Pazarlama Terimleri

  • Single Opt-in (ya da single opt-in subscription): Ziyaretçiler ve/veya müşteriler e-posta listenize üye olmak için teşvik edilir. Single Opt-in sisteminde ziyaretçi e-posta adresinin ve gerekli bilgilerin istendiği formu doldurduktan sonra listeye üye olmuş olur. Daha fazla birşey yapmasına gerek yoktur ve sizden e-posta almaya başlar.
  • Double Opt-in (ya da confirmed opt-in subscription): Single opt-in ile aynı şekilde öncelikle ziyaretçileriniz ya da müşterileriniz email listenize üye olmak için formu doldururlar. Daha sonra gelen konfirmasyon emailındaki linke tıklayarak üye olmak istediklerini onaylarlar. Double Opt-in üyelik sistemi sayesinde istenmeyen ya da başkasının yerine yapılan üyelikler engellenmiş olur ve daha kaliteli bir email listesi oluşturulur.
  • Opt-out (ya da unsubscribe): Opt-out ya da unsubscribe, email listesi üyelerinin istedikleri zaman bu listeden çıkma talebi ve bir daha sizden email almama isteğidir. ABD email kanunlarına göre her gönderdiğiniz gurup emailı içinde üyelerinizin listeden çıkabilmeleri için bir unsubscribe linki bulundurmanız gerekmektedir.
  • Spam Email ya da UCE (ya da Unsolicited Commercial Email): Email listesine üye olmayan ya da izni ve haberi olmadan bir kişiye gönderilen emaila spam email denir.
  • Open Rate: Bir email kampanyasında gönderilen emailları açan kişilerin toplam email gönderilen kişi sayısına oranı. 100 kişiye email atılan bir kampanyada 78 kişi bu emailı açmış ise, bu kampanyanın open rate’i, yani açma oranı %78′dir.
  • CTR (Click Through Rate ya da Tıklanma Oranı): Emailda gönderilen herhangi bir linkin tıklanma oranı.
  • Conversion Rate (ya da Dönüşüm Oranı): Conversion ya da dönüşüm bir satış, form doldurma, üyelik, telefon açma, randevu olabilir. Amacımız email listesinde mümkün olduğunca çok kişiyi bu istenilen dönüşüme yönlendirmek. Email kampanyasında email alanlar arasında istenilen dönüşümü yapanların toplam email alanlara oranı conversion rate’tir. Örneğin, email 100 kişiye gönderilmiştir ve bu emailda conversion websitesinden alışveriştir. Toplam 25 kişi alışveriş yapmıştır. Bu kampanyanın conversion rate’i %25′dir.

E-posta ile pazarlamada her nekadar birçok terim kullanılsa da yukarda açıkladığımız terimler en önemlileridir. İlk email kampanyanıza başlamadan önce bu terimleri net bir şekilde anlamanız çok önemlidir. Bu terimlerin özellikle İngilizce olmaları ve Türkçe karşılıklarına çok önem vermememizin nedeni ise kullanacağımız email yazılımlarının İngilizce olmaları ve bu terimlerin sürekli karşınıza çıkacak olmasıdır.

Bu yazı belki biraz sıkıcı da olsa The CAN-SPAM Act e-posta yasalarını ve e-posta ile pazarlamada önemli terimleri size açıklama amacı ile yazıldı. Şimdi başarılı bir email kampanyası için E-Posta Pazarlama stratejisi konusuna geçebiliriz.

02 Ocak 2010

Yazan: admin

Kategori: E-Marketing

Etiketler:

e-mail pazarlama

e-mail pazarlama

e-mail ile pazarlama, elektronik postanın; pazarlama mesajlarını belli bir kitleye ulaştırmak için bir çeşit doğrudan pazarlama aracı olarak kullanıldığı pazarlama biçimidir. Genel anlamda potansiyel ya da mevcut müşteriye gönderilen her e-mail, e-mail pazarlama olarak düşünülebilir ancak daha çok aşağıdaki durumlar e-mail pazarlama olarak değerlendirilmelidir.

  • Mevcut müşterilerin memnuniyetlerini artırarak, sadık müşterilere sahip olma amaçlı e-mail gönderimleri
  • Mevcut müşterilerin tekrar satın almasını amaçlayan gönderiler
  • Yeni müşteri kazanımına yönelik gönderiler
  • Diğer firmaların e-mail gönderilerine eklenen reklamlar
  • Internet üzerinden gönderilen e-mailler (Örneğin Intranet e-mailleri e-mail pazarlama sayılmaz)

Avantajları

Firmaların pazarlama çalışmalarında sıkça tercih ettikleri e-mailin bir çok avantajı bulunmaktadır:

  • Ulaştırılmak istenen mesaj, potansiyel müşteri olabileceği belirlenmiş kitlelere düşük maliyetlerle ulaştırılabilir.
  • Posta gibi diğer doğrudan pazarlama araçlarına göre daha ucuzdur.
  • Yatırılan paranın geri dönüşü kesin olarak takip edilebilir. Online pazarlama araçları arasında arama motorlarından sonra ikinci sıradadır.
  • E-mail anında kullanıcıya ulaşır.
  • Takip edilmesi kolaydır. E-mailin kimler tarafından açılarak okunduğu, kimlerin istenen aksiyonu gerçekleştirdiği belirlenebilir. Buradan alınan bilgilerle farklı gruplara, farklı mesajlar gönderilebilir.
  • Mesajlar müşteriye direkt olarak ulaştırılır.
  • Gönderiler otomatikleştirilerek maliyetsiz tekrar satın almalar sağlanabilir.
  • Internet kullanıcıların yarısından fazlası her gün e-maillerini kontrol etmektedir

Dezavantajları

Her ne kadar coğu firma kendi veritabanına e-mail gönderse de, bazı firmalar çeşitli yollardan elde ettikleri veya satın aldıkları dataya spam adını verdiğimiz toplu gönderimler yapmaktadırlar.

Bu tarz gönderimler gerçek e-mail pazarlama dediğimiz kavramı da zan altında bırakmaktadır. Bu işi layığıyla yapan firmalar bile kanun karşısında zor durumda bırakıldıklarından işlerinin gerçekliğini ve kanuna uygunluğunu ispat etmek için mücadele etmektedir.

Genellikle bu iki farklı gönderiyi birbirinden ayırmak özellikle kullanıcı açısından zordur. Spam gönderimlerinin yoğunluğunun artmasıyla da spam filtreleri artık çoğu kullanıcı için zorunlu hale gelmiştir. Bu filtrelere, spam olmayan e-maillerin de bazen takılmasına rağmen genellikle kullanıcılar bu durumdan şikayet etmemektedirler.

www.postareklami.com

 

« Önceki yazılar